Armoni’nin Küçüklüğü Kimdi?

Görsel Küçüklüğümden beri yaşadığımız evden taşındıktan sonra, çekmecelerden boş bir ajanda ararken, eski günlüklerim ve hatıra defterlerim ortaya çıktı. Arkadaşlarımdan kimisi “her görüşümüzde gülerdin, umarım okurken de gülersin” yazmıştı. Okurken gerçekten çok güldüm hatırladıklarıma. İnsan çocukluğuna inip bir şeyler okuyunca, resmen bir an kim olduğunu, hayallerini, nerede yaşadığını hatırlıyor. Evet küçükken bir stilist olmak istiyordum o zamanlar. Hatırlıyorum. Yıllar içinde değişen fikirlerim, farkına vardıklarımla bir değişti bu. Ama hayatımın hep büyük bir alanında yer alan çizim hiç değişmedi.

İlk aşık olduğumda, hiç unutmam çok utangaçtım, günlüklere bile yazamazdım aşkımı. Ama sonra ne zaman kırdım bu huyumu, iyi ki yazmışım. Şimdi okurken gülmek iyi geldi. Ama en komiği de ne biliyor musunuz? Bu gün farkettim de. İşte o yıl, aşık olduğum çocuk Antalya’ ya taşındıktan bir kaç gün sonra Teoman’ın  “bir kaç gün evvel olsaydı ben de koşardım onlarla…bugün ben kaybettim.benim için yarın olan tek sevgim kime ne..bugün ben gülüyorum her şey tatsız ve anlamsız.bugün artık yarından bana ne.” sözleri olan şarkısını söylemeye başlamıştım. On iki yaşındaydım! Ve aradan on iki yıl geçmişti…yılla sonra benim için yine büyük bir aşkla sevdiğim sevgilimden ayrılmış, yine bu şarkıyı söylüyordum. Böyle bir kısır döngüye gireceğimi o zamanlar tahmin etmezdim. Baksanıza o küçük kız hiç öyle şarkılar söyleyecek gibi mi? Nasıl da oyuncakları arasında gülüyor. Ya da bakınız onu üzen genç adamın küçüklük fotoğrafına hiç üzecek gibi bir tipi var mıymış? Masumiyet…

Bu şarkıları hep birlikte dinlediğimiz, şiirler yazdığımız ( o kadar komik ki anlatamam ), kitaplar yazdığımız, oyuncakların başında kavga ettiğimiz ve birbirimizi kardeş gibi sevdiğimiz arkadaşım, bunları okurken gülümsediğini, belki de dudağında ufak bir burukluk belirdiğini biliyorum. Ama bak, biz o zamanlar da birlikte aşık olmuştuk, ikimizin de sevdiği çocuk aynı anda taşınmıştı mahalleden. Bak şimdi de birlikte üzülürken, bunları hatırlayıp gülüyoruz. Ne kadar da komikti, koskoca insanlar gibi müzik dinleyip aşk acısı çekişlerimiz. Ama işte çocuktuk ya, hiç önemli değildi kavuşamamalarımız. Beklentilerimiz ufaktı. Hayallerle bile mutlu olabilirdim. Ve şu anki gibi üzülmeden atlatabilirdim.

Ve beni üzen kurbağa prens, seni kurbağadan prense ben çevirdim belki de, sana armağan olsun bu yazım.  Öyle ya kurbağalara bayılırım. Bunları gülümseyerek ve şakayla yazdığımı biliyorsun elbet. Belki sen de küçüklük fotoğraflarına bakmalı ve kim olduğunu hatırlamalısın. Hayallerinin ne olduğunu. Hatta bu kızı üzmemek olduğunu. Belki de onu bulduğunda çok farklı hayallerin olacaktı. Bunlar sana Armoni’ nin küçüklüğünün yazdıkları. Bir çocuk kadar saf, bir çocuk kadar sevecen. Hiç bir zaman mutsuz olman olmadı ki söylediklerimin hedefi. Hep sevecendi söylediklerim, bu senin bakış açınla ilgili.

Not: Bana gönderdiğin ilk şarkı, Teoman’ ın “Sonbahar Yaprakları” ‘ ydı ya, ben onu küçükken bir Türk filminde beğenip not almıştım, bu da Teoman’ ın küçükken dinlediğim şarkısıydı, sana gelsin.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: