Su

Öylesine sevmek ki…gördüğünü sevmek. Görmeyi sevmek. Yok hayır, hiçbirimiz bilmiyoruz eskisi gibi sevmeyi. Düşünüyorum eskiden ne kadar umutsuz da olsam sevmeyi bilirdim kendi kendime. Kendi kendime sevmeyi severdim…Ben sevmeyi hep sevdim. Sevgisiz yaşayamam ki ben… ama artık mutlu olamıyorum. Doyumsuz mu olduk öğrendikçe? Sevmeyi hem sevip, hem de sevmez oldum. Hem onunla, hem onsuz olamıyorum. Sevmek o kadar acı verir oldu ki bir şeyler bekledikçe.

Kusursuz görüntüleri sevemiyorum…kusursuz geliyor biraz kusurlu olanlar bana, ki o da kusursa. Karakter kusurunu kabul edemiyorum ben. Kabul edemiyorum içime. Hep bir nem kapıyor bir tarafım, tenime alerji yapan bir protez gibi. Kardeşim olmayanlara kardeşim diyebildiğim, kanıma girmeye çalışanlara bünyemin ters tepki yapması gibi. Bir iç savaş verir gibi, ateşimi yükseltir gibi.

Sürekli aynı şarkıyı dinlediğim, derdimi bir türlü anlatamadığım, içimi öyle çok yakan kimseye söyleyemediğim korkularım gibi. Söylediğimde bana değer verdikleri için kızanlar gibi. Duvarlara döner oldum…şairlerin kelimelerinin çarptığı beyin duvarlarına. Duvar çatlaktı, ve nemli. Arkamda geniş ve açık bir alan olmasına rağmen, öyle bir dönmüştüm ki gölgemden bir şey göremediğim gibi, önümde dar bir alan bırakmış adım da atamıyordum. Ben öyle çok seviyordum ki aslında hayatı. Neden duvarlara döndüm?

Yüzümü suya daldırıyordum. Dalınca gözden uzaklaşıyor, flulaşıyordum suyun içinde. Yanılıyordu insanların gözleri, nereye gittiğimi kestiremiyorlardı, böylesi daha güzeldi. Yumuşacık kavrıyordu beni su. Bambaşka bir dünyaya doğru ilerliyordum… bir süre sonra suyun başka bir yüzünden çıkıp devam etmek üzere.

Ama tarif edilmezdi o acı…içimi çok yakan. Sadece bir sarılmayla dinebilen çok sıcak bir yangındı. Üstelik yandıkça saçmalıyordum… saçmaladıkça yine duvarlara döndüğüm, korkunç bir döngüydü bu. Su ağır ağır söndürüyordu sözlerimi… sevgi kadar değil ama ağır ağır ve zamanla. Sudan çıktığımda biraz daha duygusuzlaşacaktım sonra. Olmadığımı olamadığım gibi, duygusuzlaşmak.  Biraz daha öğrenmiş ve biraz daha uzak olacaktım eskiye. İçimde, biraz daha derinden çıkıp uzaklaşacaktı. Ve birilerini değdikleri gibi biraz daha çok sevecektim.

Reklamlar

One Comment to “Su”

  1. Beni benden alıp götüren bir yazıydı…
    Unutturdu bana nerede olduğumu…
    Teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: